"Sığırlar ölür, akrabalar ölür, insanın kendisi de ölür; ama iyi bir isim asla ölmez."
Bugün Viking ruhu; dayanıklılık, bağımsızlık ve doğayla kurulan sert ama saygılı bağ ile özdeşleştirilmektedir. Popüler kültürde (diziler, oyunlar ve tematik mekanlar ) genellikle bu "teslim olmayan irade" vurgulanır.
Viking ruhu, karanlık ve soğuk bir dünyayı mitler ve kahramanlık hikayeleriyle aydınlatma çabasıdır. Daniel McCoy’un eserinde de vurgulandığı gibi, bu ruhu anlamak; onların sadece ne yaptıklarını değil, neden yaptıklarını kavramaktan geçer.
Açık denizlere yelken açma cesareti, Grönland'dan Kuzey Amerika'ya (Vinland) kadar uzanan geniş bir coğrafyada iz bırakmalarını sağlamıştır.
Viking dünyasında her şeyin üzerinde "Wyrd" yani kader kavramı yer alırdı. Tanrıların bile kaçamadığı (Dünyanın Sonu), Vikinglerin hayata bakışını şekillendirmiştir.
Vikingler için fiziksel bedenin ölümlü, ancak "iyi bir isim" ve "şöhretin" ölümsüz olduğu fikri esastı. Hávamál (Yüce Olan’ın Sözleri) şiirinde belirtildiği gibi:
Bu terim, dürüstlük, cömertlik ve zorluklar karşısında dik duruşu kapsayan bir idealdir.
Viking ruhu, yalnızca yağmacı bir kavmin savaşçılığı değil; sert bir coğrafyada hayatta kalma arzusu, karmaşık bir onur anlayışı ve kaderin kaçınılmazlığına duyulan derin bir inancın sentezidir. Bu ruhu anlamak için onların mitolojisini, toplumsal değerlerini ve denize olan tutkularını incelemek gerekir. 1. Kozmoloji ve Kader İnancı (Yazgı)